para çalışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
para çalışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13:00

PARA KAZANMA VE KULLANMA SANATI

Yazar:

 




Para sahibi olabilmenin 3 yolu vardır.

1 Miras yoluyla para sahibi olursunuz.

2 Zengin bir kişiyle evlenirsiniz.

3 Çalışarak kazanırsınız.


Miras; 


Bu yolla zengin olmak bir rastlantı sonucu gerçekleşir. Bu yolla zengin olmanın hüner ve yetenekle bir ilgisi yoktur. Şansınız yardım ederse zengin bir kişi olabilirsiniz.


Evlenme;


Bu da bir şans sonucudur. Bazı durumlarda ise hüner gerekebilir. Bazen de yetenek sonucu olabilir. Hoşa gidecek bir yol olmasına rağmen bazen iğrenilecek bir durum da ortaya çıkabilir.


Çalışma;


Çalışma yoluyla zengin olmanın şans ile bir ilgisi yoktur. Bu yolla zengin olma yalnız hüner sonucu gerçekleşir. Bazen de yetenek ve beceri de ister. Kişiye hoşnutluk veren ve nefse saygı sağlayan yol da budur. Ancak bu biçimde para sahibi olmanın güç olduğu ve birçok güçlüklere göğüs germek gerektiği de unutulmamalıdır. İşte bu sebepten dolayı bir çok insan bu yolu seçmez ve bu yolun üzerindeki dikenlerle uğraşmaktan kaçınır.


Bir adam ne kadar meşgul olursa olsun, çalışmasının sonuçları ile ölçer. Randıman kelimesinin anlamı, az enerji harcayarak daha olumlu sonuçlar elde etmektir. Bir insan tutacağı yolu, kafasında tasarlar ve gündelik işlerden kendini imkan dahilinde sıyırabilirse okumaya ve yaratıcı olmaya zaman bulabilir.


Harcamalarınızın   Hesabını Biliniz


Bir insan harcamalarına karşı dürüst olmalıdır. Çünkü para harcamada da, para biriktirmede de çok ileri gidilebilir.


Her harcamayı gereksiz görerek hepsini kısmaya çalışmak da çok büyük hatadır.


Harcama konusunda en doğru hareket biçimi, gelir getiren harcamaları, gelir getirmeyen harcamalardan ayırmaktır. Bir insan tüm harcamalarını incelediği zaman eline bir siyah ve de kırmızı kalem almalıdır. siyah kalem kar getiren harcamalarını, kırmızı kalemle de kar getirmeyen harcamaların işaretlemelidir.


Parayı;


Mutluluk getirecek, huzuru arttıracak, kişiliği geliştirecek, yoksullara ya da paraya ihtiyacı olanlara yardım etmekte bir araç olarak kabul etmeliyiz.


Cimrilerin hayatlarını öğrenen insanlar iyi kullanılmayan paranın hiçbir işe yaramadığını daha kolay görürler.


  


10:26

Para Mıknatısı

Yazar:




Kendinizi zannettiğiniz kadar zengin ya da fakirsiniz.


Zenginlik 'Bolluk bilinci' dir. Ve fakirlik ise yokluk bilinci. Zenginlik ve fakirliğin her ikisi de ruh halidir.


Ne zaman bir şeyin gerçekleşmesini ya da bir şeyi kendimize çekmeyi istersek, düşüncemizin ya da isteğimizin gücü tarafından yönlendirilen bir enerji ışını açığa çıkar.


Bu yüzden, parayı kendimize çekebilmek için, evrenin servetlerinden bizim de adil bir pay almaya hakkımız olduğuna inanmamız gerekir. Ve gerçekten de hepimiz bu hakka sahibiz.


Evrenden bir şey talep ederken pasif olmayın. Şansın size gülmesini beklemeyin.


Zaten bolluk içinde yaşıyor olduğunuz bilincini kazandığınızda, daha fazla zenginliği kendinize doğru çekeceksiniz.


TALEPLERİNİZİ SINIRLAMAYIN


Öldükten sonra Aziz Peter tarafından cennette gezdirilen bir adamın hikayesi vardır. Dolaşırlarken, Aziz Peter'in ''cennetin hurdalığı'' olarak adlandırdığı bir yere gelirler.


Aziz Peter, ''Burada dünyada yaşayan insanlara cennetten gönderilen ama onların reddettiği tüm hediyeleri bulacaksın'' diye açıklar.


Yeni gelen, ''Ama bu mümkün değil'' der. ''Bunların bazıları çok güzel. Şuradaki duran Cadillac arabaya bak. Bunu  kim reddetmiş olabilir ki?''


''Özellikle o arabayı sorman ilginç'' diye yanıtlar Aziz Peter. ''Aslına bakarsan, o Cadillac'ı reddeden kişi sendin.''


''İmkansız!'' diye karşı çıkar öteki. ''Bu kadar muhteşem bir hediyeyi asla geri çevirmezdim.''


''Ne olursa olsun, o sendin. Cadillac sana teslim edilmek üzere hazır bekliyordu. Ama sen bir araba sahibi olabilmek için her dua edişinde, gözünde küçük bir Volkswagen'i canlandırıyordun.''


İnsanların fikirlerini nasıl gerçeğe dönüştüreceklerini öğreten kitaplardan benim bildiklerimden çoğu, istenilen şeyi, boyutu ve şekline kadar tüm detaylarıyla imgelemenin önemi üzerinde dururlar. 


Bir araba mı istiyorsunuz? 


O zaman hangi modeli istiyorsanız onu, rengini, şeklini gözünüzün önüne getirin; onu garajınıza park etmiş şekilde, hatta belki anahtarını üzerinde hayal edin.


Peki parayı kendinize çekmek istiyor musunuz?

Üstlendiğiniz işlerde başarılı olmak istiyor musunuz?

Öyleyse istediğinizin ne olduğu konusunu kafanızda açıklığa kavuşturun. Kafanızda, kalbinizde, hayatınızdaki tüm yönlerde berrak olun.


İnstagram dan takip etmek isterseniz:

Alev_krc



13:46

Düşün ve Zengin Ol NAPOLEON HILL

Yazar:

Hayattaki hedeflerimizi ancak arzulanan bir hedef ile yönlendirirsek gerçekleştirebiliriz.

Pek çoğumuz servet ve finansal bağımsızlık istiyoruz. Ancak tek başına istemek hedeflerimize ulaşmamıza yardımcı olmayacak. Zengin olmak ve hayallerimizi gerçekleştirmek istiyorsak, içimizdeki arzulanan hedefi tanımamız gerekir.

Örneğin, Thomas Edison elektrikle çalışan bir ampulü hayal etti, on binlerce kez yaşadığı yenilgiye rağmen fiziksel gerçekliğe dönüştürene dek bu hayalin peşinden ayrılmadı.

Yazar Fannie Hurst da benzer bir deneyime sahipti: kısa öykülerinden bir tanesi herhangi bir gazetede yayımlanmadan önce 36'dan fazla ret cevabı almıştı. Ancak pes etmeyip Arzuladığı hedefinin reddedildiğini hissettiği an ki hayal kırıklığından daha güçlü olduğunu kanıtladı. O andan itibaren başarılı bir romancı ve oyun yazarı olarak kariyeri başladı ve sonunda başarı ile karşılaştı.

Bu nedenle, hedeflerinizi ve hayallerinizi belirleme konusundaki kendi kişisel tavrımızı incelemek, başarılı olmak isteyenler için çok önemlidir. Hedeflerimiz ve hayallerimiz hakkında ne hissediyoruz? Onlar sadece gökyüzünde ulaşılamaz kaleler mi? Yoksa bizim arzuladığımız hedef, onları bir gün gerçekleştirebilecek kadar güçlü mü?

Hedef belirleme ve ayrıntılı planlama her başarının temelini oluşturur.

Her başarı öyküsü, neyi başarmak istediklerini bilen insanlarla başlar.

Bu yüzden herhangi bir eski rüyayı kovalamaya başlamadan önce, kendi kişisel hedefinizi
olabildiğince kesin bir şekilde belirleyerek başlamalısınız.

 Örneğin, zengin olmak istiyorsanız, ne kadar para kazanmak istediğinize kesin olarak karar vermelisiniz.
Ek olarak, hedefinize ne zaman ulaşmak istediğinizi ve bunu gerçekleştirmek için ne yatırım yapmanız gerektiğini net bir şekilde anlamanız gerekir.

Çünkü, eğer hedefin sadece ve sadece tüm kalbini vererek peşinden koşabileceğin belirsiz
bir gelecekte yüzüyorsa(bulunuyorsa) bir hedef belirlemenin anlamı yoktur.

Hedefinizin gerçekleşmesine kadar atmanız gereken her adımı özetleyen bir plan hazırlamak da önemlidir.

Ve bir planınız olduğunda, harekete geçmeye başlayın! Bir dakika bile harcamayın.

Arzuladığınız hedefinizin kendi düşüncelerinizde ve eylemlerinizde yeterince derinden bağlı olduğundan emin olmak istiyorsanız. İlk olarak, hedefinizi ve bu hedefi başarmak için planınızı ayrıntılı bir şekilde yazın. 
Sonra, her gün iki kez yüksek sesle okuyun: kalktıktan sonra sabahları bir kez ve yatmadan önce her gece.

Bu önerileri takip edin, zengin olmanızı veya başka bir hayalin gerçekleşmesini kolaylaştırır.

Başarılı insanların kendilerine karşı sarsılmaz bir
inancı vardır.

Kendinizde sarsılmaz bir inanca sahip olmak, hedeflerinize ulaşabileceğinizden -ve ulaşacağınızdan- emin olmanın bir yoludur.

Başarıya ancak kendinize güveniyor ve sarsılmaz bir inanca sahipseniz ulaşabilirsiniz.

Bu inanç olmadan hiçbir şey icat edilmemiştir. Hiçbir servet kazanılmamış, hiçbir uzak kıta keşfedilmemiştir.

İnancın gücünün paradigmatik bir örneği Mahatma Gandhi idi.
 Para veya ordu gibi tipik güç enstrümanlarına erişemese bile, İngiliz sömürge gücüne meydan okumayı ve ülkesini özgürlüğe götürmeyi başardı. Sahip olduğu tek destek, vatandaşlarına karşın ortak bir hedef için hep birlikte ayaklanarak büyük bir etki yaratabileceklerine dair inançlarıydı.

Kendimize olan inancımız, kendi imajımız ve yaşam biçimimiz üzerinde muazzam bir etkiye sahiptir. 

Kelimenin tam anlamıyla dağları hareket ettirmemize yardımcı olabilir.

Kendimizi telkin ederek bilinçaltımız davranışlarımızı etkileyebiliriz.

Kendinize karşı sarsılmaz bir inanca sahip olmak doğuştan gelen veyahut gökten düşen bir şey değildir; 
herkes kendini telkin ederek yavaş yavaş geliştirebilir.

Kendi kendine telkin, çok özel ve maksatlı düşünceler veya fikirler düşünerek kendinizi etkilemenin bir yolunu tanımlar.

Belirli komutları veya olumlu hedefleri kendi bilinçaltınıza iletmek ve bunu yaparken
kendinize olan inancınızı arttırmak için kullanabilirsiniz.

Genel olarak, kendi kendine telkin (Otomatik Öneri) kendinizi şu şekilde ikna etmekten oluşur: 

hedeflerinize ulaşabilirsiniz; düşünceleriniz gerçeğe dönüştürülebilir ve kendinize güvenerek yolunuza devam etmelisiniz.

Otomatik öneriyi ne kadar çok kullanırsanız, başarıya ulaşmanıza o kadar hızlı yardımcı olacağı gibi, bilinç altınızdaki arzularınızı ve hedeflerinizi de o derecede etkilerseniz.
 Böylece tüm düşünceleriniz ve eylemleriniz onları gerçekleştirmeye yönlenecektir.

Bilgi güçtür ancak okulda öğrendikleriniz olmak
zorunda değildir.

Bilgi, yaşamdaki amaçlarınıza ulaşmanızı çok daha kolay hale getirebilir. Tek yapmanız gereken birkaç temel noktayı dikkate almak.

Her şeyden önce, bilgi ve eğitimin “geleneksel” anlamını almanız ve onu kullanmayı bırakmanız gerekir.

Çünkü bilgili veya iyi eğitimli olmak, lise diploması veya üniversite diplomasına sahip olmakla sınırlı değildir. “Eğitimsiz” insanlar da Henry Ford'un bizatihi gösterdiği gibi bir sürü şey biliyorlar. 
Liseye gitmemiş olmasına rağmen, bir sanayi imparatorluğu kurmasını ve milyonlar yapmasını engellemedi.

Başarılı olmak istiyorsanız, kafanızı çok fazla gerçekle doldurmanıza gerek yoktur. 
Doğru deneyimleri ve bilgileri edinmek, kendi güçlü yönlerinizi kullanmak ve kendi potansiyelinizden
tam olarak yararlanmak çok daha önemlidir.

En önemli temel nokta, yaşamınız boyunca öğrenmeye devam etme isteğidir. 

Şikayet etmek en büyük düşmanınızdır. Bunun yerine, kendi bilginizi, her zaman aktif ve dikkatle genişletmeye hazır olmalısınız.

 Bunu başarmanın birçok farklı yolu vardır; üniversiteye gidip, akşam kurslarına katılarak veya pratik deneyimler edinmeye çalışmak gibi.

Aynı derecede faydalı olan bir başka şey ise, ihtiyacınız olan bilgiyi nerede bulabileceğinizi bilme yeteneğidir, çünkü her şeyi kendinizin bilmesine gerek yoktur. 

Bunun yerine, bir şeyi bilmenizin gerekip gerekmediğini kime sorabileceğinizi bilmeniz yeterlidir.

Uzmanlık bilgilerini paylaşan bir uzmanlar ağıyla çevrelenmek, her şeyi kendiniz öğrenmek
yerine genellikle daha pratik ve üretkendir.

Hayal Gücü

Zihnin Atölyesi

Her başarı öyküsü bir fikirle başlar. Ve her bir fikrin arkasında hayal gücü vardır. 
Esasen, hayallerimizi fikirlere ve fikirlerimizi gerçeğe dönüştüren zihinlerimizin yaratıcı atölyesidir.

Bu hayalperest yetenek iki farklı biçime sahiptir; yaratıcı hayal gücü ve sentetik hayal gücü.

Yaratıcı hayal gücümüzü kullanarak, tamamen yeni şeyler ortaya çıkarabiliriz. 
Usta besteciler, görsel sanatçılar ve yazarlar bu işlevi daha önce yapılan hiçbir şeye benzemeyen
eserler yaratmak için kullanırlar.

Sentetik hayal gücü, aksine eski fikirleri yeni kombinasyonlarla yeniden düzenlerler.

Örneğin, Sony'deki geliştiriciler, gazetecilerin kullandığı çalma cihazını veya diktafonu daha da
geliştirmeye karar verdiklerinde, bu cihazı herkesin kullanabileceği taşınabilir bir müzik çalara
dönüştürdüler ve böylece Walkman doğdu.

Yaratıcı ve sentetik hayal güçleri birbiriyle üretken bir anlamda yarışabilir.

 Örneğin yaklaşık 140 yıl önce bir baş ağrısı ilacından Coca-Cola global markasını oluşturan Asa
Candler’ın hikayesi. Coca-Cola’nın tarifini bulan Candler’ın kendisi olmasa bile -tarifi bir
eczacıdan 3 bin dolara satın almıştı-
 O, ustaca planlar yaptı ve pazarlama stratejileri geliştirip ürünü devasa bir başarıya dönüştürdü.

Hayal gücünüzü devam ettirmek istiyorsanız, meydan okumalı ve teşvik etmelisiniz.

 Ve bunu uyararak, aktif tutarak ve bir kas gibi eğiterek başarabilirsiniz: ne kadar sık kullanırsanız, o
kadar verimli ve güçlü hale gelir.

Kendi güçlü ve zayıf yönlerinizi bilmek, mesleki
başarı şansınızı artırır.

Profesyonel başarı için kendi güçlü ve zayıf yönlerinizin farkında olmak önemli bir yapı
taşıdır.

 - başka bir deyişle, öz farkındalıktır.

Belirsiz hedeflere sahip olmak; hevessizlik, erteleme ve çözümsüzlük gibi şeyler başarısızlığın yaygın nedenleri olduğundan, kişisel farkındalık bu zayıflıklara karşı yapıcı bir şekilde harekete geçmeye veya en azından güçlü yönlerinizle dengelenmeye yardımcı olabilir.

Güçlü ve zayıf yönlerinizi tam olarak anlayabilmek için kapsamlı ve dürüst bir şekilde kendi kendinize analiz yapmanız tavsiye edilir. Endişelenmeyin bu durum psikoloğa gitmenizi gerektirmez.

Aşağıdakileri içermesi gereken soruların bir kontrol listesinden geçmeniz yeterlidir:

 Bu yıl için hedefime ulaştım mı? Her zaman güler yüzlü, nazik ve işbirlikçi miydim? Tüm kararları
hızlı ve sıkı bir şekilde verdim mi?

O zaman öznel, öz-analizinizi başka birinin nesnel değerlendirmesi ile karşılaştırmalısınız. Bu, güçlü ve zayıf yönlerinizi açıkça ve dürüstçe tartışmanızı gerçekten iyi bilen biriyle oturduğunuzda en iyi sonucu verir.

Olumlu duygular başarılı bir yaşamın anahtarıdır
ve güçlendirilmesi gerekir.

Bilinçaltımız duyusal uyaranları, duyguları ve düşünceleri alır ve saklar. Olumlu ya da
olumsuz olmasına bakılmaksızın, şimdiye kadar yaşadığımız her şeyi kaydeder.

Ancak tek başına bu bilgiyi kaydetmek bir şey değildir. Bilinçaltımız da sürekli olarak yaptığımız eylemlerimiz üzerinde etkisini göstermektedir. Bizi olumlu yönde şekillendirebilir, bize güç ve kurumsallık kazandırır, ama aynı zamanda bizi olumsuz da şekillendirebilir, bizi umutsuzluğa ve karamsarlığa yönlendirebilir.
Ve böylece, bilinçaltımızın arzularımızı ve hedeflerimizi gerçekleştirmemize yardımcı
olmasını istiyorsak, olumlu duyguların yaşamlarımızda öncü bir rol oynamasını sağlamalıyız.

Bu nedenle, bilinçaltı olumlu şeylerimizi “beslemeliyiz” çünkü yaparsak yararlı ve yapıcı
bir rehber görevi görecektir. Fakat kendimize öfke, nefret, intikam veya kötümserlik gibi çok
fazla olumsuz his hissetmemize izin verirsek, tam tersi gerçekleşir.

Bu yüzden, günlük hayatta, elden geldiğince felaket tellallarıyla ve cesaret kırıcı sözlerle
öz güveninizi sarsacak kimselerle aranıza mesafe koyduğunuzda büyük bir adım attınız demektir.
Bunun yerine, coşku ve aşk gibi tüm olumlu dürtüleri artırmayı bir nokta haline getirmelisiniz. Uzun vadede olumlu bir zihniyet geliştirmenin tek yolu budur.

Başarılı insanlar kararlılıkları ve sebatları ile
dikkat çekiyor.

Mesleki başarıya ulaşamayan 25.000'den fazla yaşam öyküsünün analizi, başarısızlığın temel nedeninin kararlılık eksikliğinin olduğunu göstermektedir.

Multi-milyonerlerin başarı öykülerinin analizi ortaya çıktı, buna karşın hepsinin ortak iki özelliği vardı: 

iki saniyede kararlar almaya alışkınlardı ve bir kez karar verdikten sonra kararlarının arkasında durdular.

Henry Ford’un en göze çarpan niteliklerinden biri, çabuk ve kesin karar verme ve bu kararı çok yavaş değiştirme alışkanlığıdır. Bu özellik Ford’un inatçı olarak ün salmasına neden olmuştur. Ford’un, bütün üreticileri ve danışmanları ünlü Model T’yi (dünyanın en çirkin arabası) değiştirmesi için ısrar ederken üretmeye devam etmesine neden olan şey işte bu özelliğiydi.

Belki Ford değişikliği yapmada çok gecikti, ama hikâyenin diğer yanı Ford’un kararındaki
katılığının model değişimine gerek kalmadan büyük bir serveti getirmesiydi.

Görüşler dünyadaki en ucuz mallardır. Herkesin kabul edecek kişiler için bir yığın görüşü vardır.

Karar verirken başkalarının görüşlerinden etkileniyorsanız hiçbir işte başarılı olamazsınız hele
arzunuzu paraya çevirme işinde ise hiç.

Eğer başkalarının görüşlerinden etkileniyorsanız kendinize ait hiçbir arzunuz olmayacaktır. Burada anlatılan prensipleri uygulamaya başladığınızda kendi kararlarınızı kendiniz verip kendi danışmanınız olun. 

“Beyin Gücü” grubunuz dışında kimseye güvenmeyin.
Ve bu grubu seçerken yalnızca sizin amacınızla uyum ve anlayış içinde çalışacak olanları seçtiğinizden emin olun.

Akrabalar ve yakın arkadaşlar, amaçları o olmasa da genellikle insanı görüşleriyle ve bazen de komik olduğunu düşündükleri dalga geçmeleriyle engellerler.

Binlerce kadın ve erkek hayatları boyunca aşağılık kompleksine sahip olurlar, çünkü iyi niyetli cahil bir insan görüşleriyle ya da saçmalıklarıyla onun güvenini yıkmıştır.

Yalnızca İnatçılar Başarılı Olur.

Herhangi bir proje boyunca doğası ne olursa olsun hepimiz engeller ve zorluklarla karşılaşmak zorundayız.

Bu gibi durumlarda, çoğumuz planlarımızdan vazgeçmek ve projenin ölmesine izin vermek için çok hızlıyız. Ancak, tüm engellere rağmen orijinal planlarına sadık kalan ve hayallerine gerçeğe dönüşmesi için yer veren birkaç kişi var.

Kalıcılık ve dayanıklılık çok önemlidir. Bu, her şeyden önce, hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için sürekli olarak çalıştığımız ve hedeflerimizi gözden kaçırmayacağımız anlamına gelir. Bununla birlikte, her ne pahasına olursa olsun inattan ve işgalden kaçınılmalıdır.

Diyelim ki bir fiyat düzeltmesi için ciddi bir ihtiyaç varsa, bunu uygulamaya da istekli olmalısınız.

Kalıcılık ve dayanıklılığın alışkanlıklarınızda kök salmasını istiyorsanız, işte dört basit ama önemli kural:

• Somut bir hedefiniz olmalı ve bunu başarmak için arzulanan bir hedef geliştirmelisiniz.

• Hedeflerinizin uygulanmasını desteklemek için kapsamlı ve kesin bir plana ihtiyacınız vardır.

• Olumsuz ve cesaret kırıcı görüşlerden etkilenmenize izin vermeyebilirsiniz.

Size destek ve yardım sağlayan bir kişi veya grupla samimi ve güvenilir bir ilişkiye ihtiyacınız vardır.

Bu kuralları kişisel dayanıklılığınızı ve kalıcılığınızı geliştirmenize yardımcı olacak özel bir egzersiz programı olarak düşünün.

Harika şeyler başarmak için zeki olmak ve
kendinizi zeki insanlarla kuşatmak gerekir.

Hedef ne kadar büyük olursa planlama da o kadar karmaşık olur; planlama ne kadar karmaşık olursa, hedefin uygulanması o kadar zor olur; yürütme ne kadar zor olursa, projenin arkasındaki beyinler, başkalarının yaratıcı entelektüel ve ahlaki desteğine o kadar bağımlı olacaktır.

Bu karşılıklı destek, en iyi Beyin Gücü Grubu şeklinde çalışır seçkin bir grup akıllı insan.

Beyin Gücü Grubu, ortaklar arasında daha rahat bir iş birliği olan bir ağın aksine, ortak bir hedef
belirlemeye, yeterlilikleri geliştirmeye ve bir kontrol ve denge sistemine sahip olmaya odaklanan
benzer düşünen insanların birliğidir.

Beyin gücünün en önemli ilkesi sinerjistik etkisidir; 
birbirleriyle iyi çalışan iki veya daha
fazla kişi becerilerini, yeteneklerini, uzman bilgilerini, deneyimlerini, ilişkilerini ve diğer tüm
kaynaklarını birleştirir ve bunları aynı ortak hedefe ulaşmak için kullanırsa, sonuçlar sadece
parçalarının toplamından daha fazlası olacaktır.

Son özet

Bu kitabın ana mesajı:

Zenginlik - her ne şekilde olursa olsun - nadiren şans veya tesadüfün sonucudur.

Bundan uzak, neredeyse her zaman herkesin öğrenebileceği ve edinebileceği farklı
özelliklerin ve becerilerin sonucudur.

Yanıp sönen bu kitap aşağıdaki soruları cevaplıyor:
Yaşamdaki doğru hedefleri nasıl bulabiliriz ve bunları eyleme nasıl çevirebiliriz?

• Hayattaki amaçlarımızı ancak Arzulanan bir hedef ile yönlendirirsek gerçekleştirebiliriz.

• Hedef belirleme ve ayrıntılı planlama her başarının temelini oluşturur.

• Başarılı insanlar kendilerinde sarsılmaz bir inanca sahiptir.

• Otomatik öneriyi kullanarak bilinçaltımız davranışlarımızı etkileyebilir.

Başarıya ulaşmak için hangi beceri ve bilgi gereklidir?

• Bilgi güçtür- ancak okulda öğrendiklerinizin olması gerekmez.

• Hayal gücümüzün atölyesi, hayallerimizi gerçeğe dönüştürebileceğimiz yer.

• Kendi güçlü ve zayıf yönlerinizi bilmek, mesleki başarı şansınızı artırır.

• Olumlu duygular başarılı bir yaşamın anahtarıdır- ve güçlendirilmesi gerekir.

Başarılı insanlar hedeflerini gerçekleştirirken ne tür bir yaklaşım benimser?

• Başarılı insanlar kararlılıkları ve kararlılıkları ile dikkat çekerler.

• Sadece inatçılar başarılı olur.

• Harika şeyler başarmak için zeki olmak ve kendinizi akıllı insanlarla kuşatmak gerekir.

10:00

Zenginlik Yasası

Yazar:


Günümüzde hala devam eden en büyük yanılgı, bilginin hayat değiştirebileceği düşüncesidir. Bilgi, hayatınızı değiştirmek için gerekli bir araçtır.  Ama hayatınızı değiştirmek için tek başına yeterli değildir.
     Siz de şu an bildiklerinizi hayatınıza geçirmezseniz  ve kullanmazsanız, içinde bulunduğunuz durum asla değişmez.

Bir kitap okudum, hayatım değişti serisinde bir başka kitapla karşılaştım. Çekim yasasını, bolluk bilincini çok güzel örneklerle açıklamış Ercan Kırdök linki bırakıyorum almak isteyenler için...

Şunu çok iyi biliyorum ki, ne kadar pozitif düşünmeye çalışırsanız çalışın eğer bir borç kapınıza dayanmışsa bu, sizi duygusal açıdan oldukça kötü etkiliyor ve tüm pozitifliğiniz uçup gidiyor. Bu yüzden de büyük bir ikilem arasında şıkışıp kalıyorsunuz.

Borçlarımı mı düşüneyim yoksa pozitif düşünmeye mi çalışayım?

Ödeme günü yaklaşan borçlar için öncelikle endişeyi ortadan kaldırmayı öğrenmeniz gerekiyor. Borcunuzu ödemeniz gereken gün yaklaştıkça artan endişeniz, borcun ödenmesine katkı sağlamıyor, aksine, daha kötü sonuçlar ortaya çıkıyor.

Hayaliniz için harekete geçin.

Ya yapamazsam?
Ya olmazsa?
Ya kaybedersem?
Ya beni anlamazlarsa?
Ya yeterli olmazsa?
Ya istediğim gibi gitmezse?
Ya rezil olursam?

Yukarıda iç sesimizin, yani egomuzun size karşı yönelttiği bazı korku sorularını listeledim. Eminim bir çoğunuz bu sorularla karşılaştıktan sonra kendinizi kötü hissederek yapmakta olduğunuz şeyden vazgeçtiniz veya en başından tüm cesaretiniz kırıldığindan hayallerine doğru küçük bir adım dahi atamadı.

Ego tarafından bana yöneltilen korku sorusunu bir kağıda yazdım. Zihnimde oluşan bu soruya bağlı olarak eğer korkmama neden olan şey gerçekleşirse, o anki durumum nasıl olur, beni nasıl etkilerdi? Tüm bunlar üzerine düşünmeye başladım.

Burada anlaşılması gereken en önemli hususlardan birisi de en kötü senaryoda dahi kendinize bir çıkış yolu bulmanız ve durumu kabullenmenizdir.

Bunun içinde kendinize son derece dürüst olmalısınız. Verceğiniz cevap, gerçekten o kötü durumda ne yapacağınızı yapacağınızı yansıtmalıdır. En kötü durumdayken elinizden ne gelirdi? Ne yapardınız? 

Sizi engelleyen içsel direnç, yerini büyük bir rahatlamaya bırakır.Böylece yeni kararlarınızı daha istekli bir şekilde hayatınıza geçirebilirsiniz.

Her ne olursa olsun hayallerinizi gerçekleştirmek için çıkacağınız yolculukta, içinizde oluşan korku ve endişeye rağmen hareket edebilmelisiniz.

''Çok şükür gereğinden fazla param var''
Bir taraftan para ile ilgili pozitif olumlama yapıyorsunuz, diğer yandan ise parasızlıkla boğuşuyorsunuz.

Eğer az da olsa sadece bana ait gerçek bir para olsaydı, en azından ''çok şükür param var'' olumlamasını tekrar ettiğimde sahip olduğum paraya odaklanarak bunu doğrulayabilecektim. Kısaca, zihinsel olarak varlığını kabul ettiğim şeyi, fiziksel anlamda da görüp deneyimlemiş olacaktım. Böylece kendimi kandırmamış, dolayısıyla da ikna etme çabasına girmemiş olacaktım. Bu çözümü keşfettiğimde tüm evrensel yasalar daha etkin ve hızlı sonuçlar doğuracak şekilde kullanmama vesile olacak bağlantıyı da bulmuş oldum.

Öncelikle, elinize geçen paradan ilk olarak kendinize ödeme yapmalısınız.

''Zenginlik için ilk adım, paraya sahip olmaktır.''

10 tl lerden oluşturacağınız para destenizi 100 adet banknot hedefine ulaşıncaya kadar biriktirmeye devam etmelisiniz. Her desteniz 100 adetbanknottan oluşmalı. Eğer 10 tl lerden oluşan 100 adet banknotu deste halinde tamamladıysanız bir üst para biriminden, yani 20 tl den devam edebilirsiniz.

Destenizden asla ama asla ayrılmayın, onlara gözünüz gibi bakın.
Bilinçaltını en iyi ve hızlı şekilde yeniden programlamanın yolu, deneyimden geçer. 

Para konusundaki inançlarımız, parayı elde etme konusunda ya çok çaba sarf etmemize neden olur ya da zahmetsizce elde etmemizi sağlar. buradan yola çıkarak herkesin para ilişkisinin doğrudan kendi inanç sistemi ile alakalı olduğu kanısına varabiliriz.

Kitapta birçok konuya değinilmiş okunması gereken kitaplardan bir tanesi :)




    
09:15

PARA KAZANMAK SENİN ELİNDE

Yazar:

Mükemmel bir kitap daha tanıtıyorum. Bir kitap okudum hayatım değişti serisinden bir tane daha J

Yoksulluğa övgüde bulunmak için her ne söylenirse söylensin, zengin olunmadığı sürece gerçekten tanımlanmış ve başarılı bir hayat yaşamanın mümkün olmadığı gerçeği değişmeyecektir.

Zenginliği sağlıklı bir biçimde istemek açgözlülük değil, 
yaşam arzusunun ta kendisidir.

Eğer para kazanamıyorum çünkü X, bekar bir anneyim, hiçliğin ortasında yaşıyorum, ben bir aptalım gibi, düşüncelerle mali yaşamınızı mahvetmeyi başarabiliyorsanız, onlara inanmamayı da başarabilirsiniz.
İnançlarımız, düşüncelerimiz ve sözlerimiz yaşamda deneyimlediğimiz her şeyin kökenidir. İşte bu yüzden zihnimizde gezinenleri ve ağzınızdan çıkanları bilinçli bir biçimde seçmek, yapabileceğiniz en iyi işlerden biri olabilir.

Konfor alanınızın duvarları yaşam boyu biriktirdiğiniz favori bahanelerinizle dekore edilmiştir.

Ağzınızdan çıkan her şey hayatınıza girecektir.

 Düşünülmeyen hiç bir şey var olmaz.

Düşünceleriniz duygularınızı tetikler, böylece poponuzu kaldırıp harekete geçersiniz ve gerçekliğiniz değişmeye başlar.

Zenginlik zihniyetinden ustalaşmak; parayı ve parayla olan ilişkinizdeki gerçekliği zenginleştirecek biçimde düşünmeyi seçmek demektir.

Kendinizi ateşe atın. En büyük korkunuzun üzerine koşun. Hayallerinize doğru cesur ve büyük bir adım atın ve korkudan altınıza ediyor olduğunuz gerçeğinin sizi durdurmasına izin vermeyin.

Eşit derecede heyecan ve dehşet.

Beş parasızsanız ya da mali açıdan istediğiniz yerde değilseniz; emin olun dilinizin gelişmesi gerek.

Sahibim 
Yaratıyorum.
Minnettarım.
Eğleniyorum.
Yapabilirim.
Seçiyorum.
Seviyorum.

Kişisel gelişim aleminde bir şeyler dank edene dek tekrar tekrar duymanız gerekir.

Engelinizi bulduğunuzda ve ilerlemeniz gerektiğini fark ettiğinizde hemen hareket geçin.

Durum şu; Sürekli bize önlemler sunan, bize yaşamın ne kadar zor olduğunu hatırlatan, para kazanmanın güçlüklerini gözümüze sokan, yutabileceğimizden daha fazlasından uzak durmamızı söyleyen, ''Devam et'' demek yerine ''Dikkat et!'' diye bağıran bir korku toplumunun içinde yaşıyoruz.

Ya sevdiğiniz şeyi yaparsınız ya da para kazanırsınız; ya iyi bir insansınız ya da zengin; ya dünyaya yardım edersiniz ya da kendinize, ya tatile gidersiniz ya da kredinizi ödersiniz...

Yeterince istediğinizde sizi hiç kimse, hiç bir şey durduramaz.

Jim Carrey'nin Oprah Winfey Show'da 10 milyon dolar kazanmak ve başarılı bir oyunculuk kariyerine sahip olmak için zihinsel gücünü nasıl kullandığına dair anlattığı harika bir hikaye vardı. Carrey, insanları eğlendirmek istediğini her zaman biliyordu, çok erken yaşlarda plastik macun Silly Putty'den kendine bir maske bile yapmıştı. Bir komedi kulübündeki ilk gösterisine on beş yaşında çıktı. Ailesine yardım etmek için gündüz bir fabrika da çalıştığı, geceleri ise komedi kulüplerinde insanları güldürmeye çalışmak için liseyi bırakmak zorunda kaldığı ciddi iniş çıkışlar yaşadı. Beş parasız kaldı ve ailesiyle karavanda yaşamay başladı.Sonunda ünlü bir aktör olabilme hayalinin peşinden gitmek için Los Angeles'a taşındı. Carrey, beş parasız ve işsiz olmasına karşın, yönetmenlerin onunla ilgilendiğini hayal etmeye devam ettiğini söylüyordu.

İnsanların oyunculuğunu beğendiklerini söylediğini hayal ediyor, ben muhteşem bir aktörüm, endüstrinin güçlü insanları dışarıda bir yerde ve beni bekliyor gibi düşüncelere odaklanıyordu. Hırdavatçı dükkanında ya da başka bir yerde hayranlarının saldırısına uğramadığı halde , böyle kendini daha iyi hissediyordu.

Aynı zamanda kendine, oyunculuk hizmetleri için tarihi üç yıl sonrasını gösteren bir de on milyon dolarlık bir çek yazdı. O çeki yıllarca cüzdanında taşıdı. Karşısına başka komedi gösterisi ve film seçeneği çıksa da hiçbiri kariyerine ya da maddi durumuna hayalindekileri getirmiyordu. Fakat o inanmaya devam etti, kendini ve ailesini zenginlikler içinde düşledi; Başarı duygusunu körükledi, deliler gibi çalıştı ve özetlemek gerekirse, cüzdanındaki çekin tarihinden tam da bir gün önce Salak ile Avanak filmindeki rolü kapıp oyunculuk hizmeti için tam 10 milyon dolar aldı.

İstediğimizi düşünebiliriz, ancak düşüncelerimizin parasal gerçekliğimizi yarattığını unutmamalı ve bu sorumluluğu almalıyız.

Başarı şartlarla değil, sizin kim olduğunuzla ilgilidir.

Özgürlüğün anahtarı farkındalıktır.

Kitapta altını çizdiğim ve yazmak istediğim çok yer. Çok uzun bir yazı olur diye yazamıyorum. Okunması gereken bir kitap. Benim gibi sizde zengin olmaya kafayı taktıysanız sizde okuyun.

Tekrar görüşmek üzere..... 


21:24

ZENGİNLİĞE GİDEN YOL

Yazar:
Bir kitap okudum hayatım değişti serisi için güzel bir kitap önerim var size. Ben okudum ve en çok ikna becerileri ve satış bilgileri ilgimi çekti. Her okuduklarımız farklı bir bakış açısı getirir ‘Zenginliğe giden yol’’ da öyle bir kitap…

Hayatın yavaş yavaş değişmeye başlayacak.

Finansal özgürlüğe nasıl sahip olacağınızdan bahsediyor.

Benim param ben uykudayken benim için kazanmaya devam ediyor. İşte bu finansal özgürlükten gelir.

Okul bitti ve işe girdik, para kazanıyoruz o parayı nasıl kullanmamız gerektiğini öğretilmedi.
Bu nedenle 3.000 TL kazanan memurda, aylık 20.000 TL kazanan doktorda hayatlarının sonlarına yaklaştıklarında borç batağında oluyor. Asıl zenginlik ne kadar kazandığımız değil, maddi anlamda ne kadar özgür olduğumuzdur.

Borçlar birikti kredi kartları limitleri doldu. Onları ödemek için daha çok çalışmanız gerekecek.

Finansal olarak özgür mü? Yoksa karın tokluğuna mı çalışmak istiyorsunuz?
Kim köle olmak ister değil mi?

Harcadığınız her kuruş aslında yatırımdır. Mesela yediğiniz yemek sizi en fazla bir gün tok tutar. Bu size bir günlük kazanç sağlar. 

Tüm paranızı yemeklere veya gezmeye yatırmayın.

Kazandığınız parayı size para kazandıracak başka şeylere de yatırırsanız bu sizi zengin yapacaktır. 

Bizlere her zaman para biriktirerek günün birinde zengin olacağımız söylendi ama siz hangi milyonerin 'Para biriktirerek buralara geldim.'' diye yaşam hikayesini dinlediniz.

Tam tersi ne kadar çok para harcadıklarını daha sonra dibe çöküp nasıl buralara geldiklerini anlatırlar. 

Düşünün, köşeye bir miktar para ayırdınız. Yatırım yapmak için ve iyi bir araştırma yapıp parayı neye yatıracağınızı seçtiniz. Sonraki ay hem maaşınız ve bu işten gelen para daha büyük bir miktar para elde etti. İşte bu ay önceki aydan daha fazla paranız var. Artık bu para ile daha çok kazanmak için daha fazla harcayabilirsiniz. Bir sonraki ay bir önceki aydan daha fazla kazanabilirsiniz.

Paranın bile satın alamayacağı şey var ise o da tecrübedir. Bir sonraki ay yatırımınızı neye yapacağınızı tecrübe ederek öğrenebilirsiniz.

Çoğu insanın borçlar içinde ölmesinin asıl sebebi tüm parasını hayatı boyunca ona para kazandırmayacak şeylere yatırmasıdır. 

Çoğu insan daha çok maaş aldığında daha çok zengin olacağını sanıyor. Aslında bir bakıma öyle daha çok maaş daha çok yatırım demektir.

Ne kadar zengin olduğumuzu ne kadar maaş aldığımız değil, finansal özgürlüğe ne kadar sahip olduğumuz belirler.

Seçimlerinin seni zengin yapacak hayatı değerlendir.

Aslında bir işe para yatırmadan daha önemli bir şey varsa o da zaman yatırmaktır.

Sadece para harcamak yetmez zamanınızı da harcamalısınız ki riski de sıfıra düşürürsünüz. 

Asıl riskten bahsedenler paralarını kontrol sahibi olmadıkları şeylere harcıyorlar. Mesela; borsa, yatırım fonları, bitcoin.....

Hiçbir zaman tatmin olmayın. Sınırlarınızı zorlayın. Forbes dergisinin en üstüne çıkmadan pes etmeyin. Paranızı büyütmek için daha fazla yatırım yapın. 
Asıl olay zirvede, Orası her zaman özel insanlara aittir.

Ülkenizin size ihtiyacı var. Çünkü siz ne kadar kazanırsanız o kadar çok vergi alacak ve işleriniz büyüdüğü için yeni iş imkanları oluşturacaksınız. Çoğu insanın karnını doyurmaya ihtiyacı var. O yüzden siz siz olun zirveye oturana kadar hiç durmayın. 

Eğer zengin olmak, finansal özgürlüğe ulaşmak ve insanlara bir şeyler satmak istiyorsanız yapabileceğinize inanmalısınız.
Beyniniz inanmadığınız düşünceyi gerçekleştiremez.

Bir düşünün, her zaman başkalarının zengin olmasında yardımcı oldunuz, onun için çalıştınız. Bunun yerine tüm enerjinizi kendi tasarladığınız bir projeye verdiğinizi hayal edin.

Yapman gereken, tutkun olan bir şeyi veya yeteneğin olan bir şeyi ürün haline getir, insanlara satın alabilecekleri ürün sun.

Zenginliğe giden yol kitabını satın almak için @bilyonersin ulaşabilirsiniz...



07:27

Dostum Para

Yazar:

Sizi paranızın kıymetini bilmeye davet ediyorum.



Mükemmel bir kitap ile geri döndüm. Benim blogumu okuduğunuzda şöyle söylemeli kişiler 'Bir blog okudum hayatım değişti.' İşte doğru adrestesin. Mükemmel kitap önerileri ve mükemmel özetleri blogumu takip edin.

Para kazanmak için istemediğiniz şeyleri yapmadığınızda ve para olmadığı için istediğiniz şeyleri yapmaktan vazgeçmediğinizde  ekonomik özgürlük kazanılmıştır.

Refah bilincinin size her defasında para yaratacağını göreceksiniz. Duygusal olarak güvence hissi ile müthiş bir özgüven sağlar.
Çok çalışmanın zenginliğin nedensel faktörlerinden biri olarak görülmesi tanımlayabildiğim en popüler mittir. Okuduğum istatistikler ise bunu desteklememektedir. Zengin insanlar fakir insanlardan çok daha az çalışmaktadır.

Tüm zenginlik insan zihninde yaratılır.

Bu da şu anlama gelir; her durumda zenginlik yaratan nedensel faktör düşüncedir. Para kağıt, metal ve sayılardan oluşur –ki bunların tamamı etkisizdir ve hiçbir yaratıcı değeri yoktur. 

Zihninizi kontrol etmeyi öğrenmek, onaylanmalar yaparak zihninizi çalıştırmayı öğrenmek, zihninizi başlıca engellerden kurtarmak, para hakkındaki rahatsız edici duygulardan kurtulmak ve hayal gücünüzü daha iyi kullanmayı öğrenmek zenginliğe acılan kapının anahtarıdır. En basit söylem ile zenginliğinizi arttırmak için düşüncelerinizin kalitesini arttırmanız gerekmektedir.

-para hakkındaki düşüncelerinizin kalitesini arttırmak, kendiniz ile ilgili düşüncelerinizin kalitesini arttırmak ve para kazanmak için yaptığınız şeyler hakkındaki düşüncelerinizin kalitesini arttırmaktır.
Yaşam kalitenizi arttırmamızı sağlayabilmek için genel olarak uygulanabilir  fikirler üretmektir.

Hayatınız, düşüncelerinizle düzene girmektedir.

Öneri kuralı kendinize ‘’ Hayatımı istediğim şekilde yaratabilmek için ne düşünmeyi arzulamalıyım?’’ diye sormaktadır.
Kendi kendinize ‘’ İstediğim şeye sahip olabilmek için ne yapmalıyım?’ diye sormalısınız.

-olmak, yapmak ve sahip olmak istediğiniz her şeyin bir listesini yapın.

En fazla sorun yaratan düşünceler hayatta kalma ve güvende olma hissi ile ilgili düşüncelerdir.

İsteseniz de istemeseniz de gelirinizi arttırmanın en pratik yolu nefesinizi kontrol etmekten geçer.

Nefes alıp vermenin gücünü size göstermesi açısından basit bir egzersiz yapmanızı öneririm. Gevşemiş bir pozisyonda yere yatıp gözlerinizi kapayın. Ağzınızdan 20 kere orta hızda nefes alıp verin. Süreğen bir ritim içinde nefes alış verişleriniz arasında bağlantı olmasına dikkat edin. Daha sonra 4 kere uzun uzun ve zorlanmadan nefes alıp verin. Sonra önceki gibi 20 kere orta hızda nefes alıp verin ardından yine 4 kere uzun nefes alın ve bu şekilde devam edin. Birkaç dakika içerisinde bir vivation seansının keyfine ait ipuçları yakalayacaksınız. Alacağınız bu keyif muhtemelen hayal edebileceğinizden daha fazla olacaktır.

Kendi geçmişinizdeki belirgin olayları çözmeye başladığınızda –doğum ve ebeveynlerle ilgili olaylar- hiçbirinin önemli şeyler olmadığını fark edeceksiniz. Olaylar ne kadar korkunç olursa olsun geçmişte kaldı, bitti. Bu olaylar sonucunda bastırılmış olan duygularınızı açığa çıkartmak, hayat hakkında edindiğiniz kuralları ve fikirleri ortaya koymak en önemli şeydir. Zihnimize bilinçsizce yerleştirdiğimiz kuralları bilinçli bir şekilde değiştirene kadar zihnimiz bu kuralları hayata geçirme eğilimi gösterir.

Eğer daha fazla kazanmak ve biriktirmek istiyorsanız, mali işlerinizi daha profesyonelce idare etmelisiniz.

Çiftlerin çoğu, para hakkında doğrudan ve dürüstçe konuşmayı beceremez. ‘para hakkında konuşmak her zaman kavga sebebidir'' sıkça duyduğum bir yorumdur.

Paranızın tamamını ortak hesapta tutmak her harcamayı potansiyel bir kavga gerekçesine dönüştürür. Eşler yargılanmadan ya da açıklama yapmadan harcayabilecekleri veya yatırım yapabilecekleri kendi paraları olması konusunda anlaşma sağlayabilmişlerse, ters düşme olasılığı büyük oranda azalır.

Çocuklara kendi paralarını idare etmeyi öğretin. Sabit bir gelir elde etmeye başlamadan önce farklı mesleklerde iş tecrübesi edinmelerine izin verin. Böylece para harcamak ve tasarruf konularında kendi yaptıkları hatalardan ders alma fırsatları olacaktır. Çocukların doğal bir satış yetenekleri vardır. 

Napoleon Hill 'Düşün ve zengin ol'' adlı kitabında şöyle yazmıştır.

''Müsrif başarılı olamaz çünkü sonsuza dek yokluk bilincinin korkusu ile yaşar. Gelirinizin belirli bir yüzdesini bir kenara koyarak düzenli tasarruf yapabilme alışkanlığını kazanın. Bankadaki para insana çok büyük bir güven hissi verir... Para olmadan size ne önerilirse onu almak zorunda kalırsınız ve bununla mutlu olmaya çalışırsınız.''

Aşar vergisi Atalardan kalma bir refah kuralıdır. Aşar vergisi düzenli olarak gelirinizin yüzde 10'unu vermeyi gerektirir. Sizin paraya olan ihtiyacınızdan kurtulmanıza yardımcı olur.

Başarılı bir birikimci olmadan önce borçlarınızın tamamen kapanmasını beklemeyin.

Kitapta çok fazla bölüm var, yazmak istediğim. Ama şimdilik bu kadar. Tekrar görüşmek üzere Hoşçakalın...